
Başlıktaki çocuk ben oluyorum.
Yakınen tanıyanlar bilirler sık sık motosiklet,bisiklet iki tekerli ne altıma gelirse binip biyerlere giderim.Delta Bisiklet'in internet sitesindeki Özgürlük 2 Tekerde lafını gördüm göresi sevmişimdir.
Neyse efenim dün evde yaşadığım ailevii gerginliğin ardından sıkılmıştım bayaa ki,2 bilgisayarımda da sorunlar beni bayaa ağlatmıştı ki,dedim bisikletle Eryaman'daki dayıma gideyim.Aldım çantama sudur,havludur,yedek kıyafet falan bindim bisikletime taktım kaskımı.(Bu arada kasksız 2 tekerli araç kullanımına %98 karşıyım arkadaşlar)--%2şudur: 1)Antalyamsı sıcak yerlerde sürücü değil yolcusundur herkes motorludur bişe olmaz bin yani, 2)Bakkala da bisikletle giden bi tipsen benim gibi bakkala kadar git gel yani--
75.Yıl Hipodrumu çıkışı var Batıkent'i sakince İstanbul Yolu'na bağlayan bir yol oradan süzüldüm çıktım İstanbul Yoluna.Yol kenarındaki açık mazgallara tekerimin girme ihtimali göze aldığım alışık olduğum bir tehlike,bahsini etme gereği duymuyorum.Türkiye'de bisiklet sürerken olur o kadar diyorum.
Bir süre yol almıştım ki sarı yabancı plakalı bi mercedes son hızla ben Avrupa'dan köyüme arabaynan geldim 10 kişi olsam da ailemcek mercedesime sığıyorum görmemişliğim var hız yapmayı seviyorum diyerekten geçerken kafasını çıkaran amele yanıklı bir delikanlı hedibüdühödügödü anlamadığım bişeler bağırıp laaang diye bitirdi sonunu.Hehahahaheho kahkahalarla uzaklaştılar.Gülümsedim.Tanrıları mutluluklarını bozmasın.Amin.
Ardından efenim bi tarlacıkın yanından geçerken bi hışırtı duydum.Yılan görmek isterdim,ama kediydi mal mal bana bakan.Neyse dedim devam ettim Başak Un Fabrikası önündeki rampayı usul usul orta sertlikte bir FİTESle çıkmaktaydım(bu vites yaa,küçüklüğümde mahallemde fites diyen çocuklara fites kolu girsin eğer hala diyorlarsa+21 Fites 18 fitesten hızlıdır diyenlere de aynen)kii bir tarla hışırtısı tekrardan bu sefer kafamı bi çevirdim ki bir kırma it.İtoğlu it.Köpekk.Koşarak bana doğru gelmekte.Ama sanmayın k herhangi bi koşarak geliş bu.Bildiğiniz yarış atı gibi takır takır koşuyo dil öne sarkmış 10cm bir gözler kocaman olmuş tıpkı benim gözlerim gibi.Dedim biraz hızlaniym yetişemez sanırım tam hızlandım kii...bi baktım aramızda 1,5 metre var atlamak üzere üstüme.Frene basarak atladım bisikletten.
188cm boyum sayesinde 2 ayak üstüne düştüm tabii ki.Döndüm köpeğe yüz yüze geldik kii..şiiişşşt siktir git laaan diye bağırarak üstüne yürüdüm.Bizim mahalledekiler bu efektin ardından 100metre kaçıyo.Bu 10 metre kaçtı dönüp tekrar bana havladı.Yine höööytt diye üstüne yürüdüm kaçtı ilerde fabrikanın tellerinin arasından içeri girdi.Dedim aha yırttık bisikletimi aldım elimle iteleyerek gidiyorum fabrikanın yanından(maşallah fabrika da 500 metre uzunlukta bi arsaya sahip git git bitmiyo)Bi yandan gözlerim kulübede bi bekçi amca çıkıp kurtarcak beni diye.Ama o da ne,bizimki ocaktan arkadaşlarını topladığı gibi geri geliyo.4 oldular!!Meğer o kulübede 3 arkadaşı varmış almış peşine onları en önde bizimki geldiler 2 si fırladı tellerin altından bana doğru.Tam saldıracak..Havladım!Evet bildiğiniz köpek gibi havlayarak üzerine yürüdüm.Kaçtılar tellerin arkasına ve o an dudaklarımın titreyerek bildiğim küfürleri savurduğumu hatırlıyorum.Koşsam veya sussam parçalanabilirdim.Pankikleyip 25 cm sola kaysam 125 km hızla geçen araçların altında kalıp can verebilirdim.Neyse daha gençliğimizin baharındayız daha yaşanacak güzel yıllar derken.Hayatım gözlerimin önünden bi film şeridi gibi geçmedi tabii.Gözlerim köpeğin ağzına bakıyordu ve sadece parçalanmış bi Şiyar düşündüm İstanbul Yolu'nun kenarında.Hem ölmek olur muydu şimdi orda fabrika sahipleri köpeği Ankara Emniyet Müdürüne bi rüşvetle Rusyadaki ağabeylerine kaçırırdı 200 gün katilim bile bulunamazdı.E bunları yazabildiğime göre ölmedim tabii aynı saldırma davranışımı tekrarlayarak tellerin sonuna kadar geldim.Karpuzcu amcanın yanına sığındım.Suyumu içtim biraz durup devam ettim..Not:Bu olaydan sonra içimdeki birazcık yavru köpek şefkati de bitmiştir.Bu başıboş itleri henüz o tatlı tatlı kuyruk salladığı günlerde mahallenin çöpçüsünün cebine bi 20 kağıt sıkıştırıp çöp kamyonunun GIRUUUUUVVVV diye ses çıkartan öğütücüsünde ezdirmek gereklidir.
Not2:Türkiye'de bisikletle tura çıkarken sanırım 155 polis imdadı arayıp eskort taleb edilmelidir.
Not3:Eryamanda Göksu park denen Kentsel Melih Gökçek Dönüşümünün o akvaryum gibi kokusu da nedir..Yola kadar gelmektedir.Ayrıca oranın aydınlatılmasında kullanılan elektrkin parasını yola sereyim desen İstanbuldan Adanaya gidilip gelinir(gibi bi Sayısal Loto ikramiyesini para birimi bilmeyenlere anlatır gibi davranan Atv haber replikine de gerek yoktur tabi)
Not4:Meşhuur eski travesti mekanı Eryaman Çevre Yolu üst geçidinin altında hala 24 saat çilingir yazısı ve numarası durmaktadır.Demek ki sektör ölmemiş.Ayrıca her yavaşlayan arabaya yanaşan bir de abla mevcut ve abla olduğundan eminim..
Not5:24 saat acil evlere çilingir 0539984.....Niçin bu tarz numaralar hep kontorlü hatların son numarasının 9yüzlü kısımlarından olur.Sokaktaki hatlar 5 lira diye bağıran çakallardan alındığı belli olsun diye m.
Not6:Az önceki numara uydurmadır çilingirin numarasını telefonuma kaydetmedim:)!
İyi Salı'lar:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Thank you very much for your kind attention.See you on wednesday.
Saygıdeğer hocam Mümtaz Turfan'a en iyi dileklerimi sunarım.