Otostopta bindiğim TIR'dan sonra ilk kez uzun ve ciddi bir Mercedes yolculuğu yaşadım,ve hayran kaldım görgüsüz arabası dediğim arabaya..
Ben balina kasa sevmem muhabbeti yaparken gayet balina kasa da sever oldum.
Kısa bi tatil için Sinop'a gelmek üzre bi tanıdığımın aracıyla bu sabah Sinop'a doğru çıktık yola.Isıtmalı soğutmalı koltukları,içtiğim suyu soğuk tutan dolabı,amortisörleri sayesinde çukurlarda cdyi atlatmadan dinletebilen cd çalarıylan falan konforu zaten bilinen bi konfordu.Koltuğun her bi köşesini de elektronik şekilde ittirip kaktırıp belini doldurun mu molasız İstanbul-Van seferi yapılınabilir çiş molası vermen gerekmediği sürece..
120km hızla keskin virajları titreşimsiz ve sessiz almanın tadı benim gibi karayolunda hızlandıkça keyif alan bi kişi için çok tatmin ediciydi.Aynı dağlık bölge virajlarını arabamızla 60la almak zorunda kalıyo oluşumuz aklıma geldikçe.Benim gibi bi uzun önde oturup koltuğunu rahatça ayarlayınca da arka koltuğa normal bi vatandaş sığabiliodu rahatlıkla.
Daha önce 90küsür milyarlık BMW ile Batıkent-Kızılay gitmiştim ancak yerde bi minderde oturuyor gibiydim.53milyara aldıkları bu 2001 model araç bence iki bmw ederdi rahat bakımından.
Çok amatör bilgilerle araçları anlattım lütfen araba dergileriyle bi haftasını geçiren bi tip sinirimi bozacak bi yorumda bulunmasın.Konu hakkındaki bilgilerinizi dinlemek için yazmadım bu yazıyı.
Gelelim Sinop'a.
Dizi seti modunda.İnsan kendini İstanbul'un Tünel-Taksim-Tarlabaşı üçgeninde hissediyor.Her köşede bi kamera neredeyse.Abartmayayım tamam ama Kapalı Ceza Evi önünde o sevdiğim uzuuun saplı artiz mikrofonlan Parmaklıklar Altında çekilmekteyken,TRTnin aptallar için çektiği gezelim görelim biz börekleri yiyelim siz mal gibi izleyin programlarının biri de anacaddenin birinde bişeler çekiyodu kendince.
Biz kaktık taaaa Ankara'da bütün teknolojiyi bıraktık bizim Mercedes'ci dostumuz Ahmet abimize Sinop'un tek teknosasından vodafone 3G li bilgisayar aldık ki şuanda 3G hızıynan ilk yazımı yazıyorum bunu da belirteyim.Yarın sabah erkenden kendimiz buz gibi karadeniz sularına atacağım ve daha detaylı yazacağım.
Deniz manzarasında 3liraya balık çorbası satan,45 kuruşa çay satan Sinop esnafına helal olsun abicim esnaflık budur diyorum,)
Ayrıcaa arada tipin biri kabak var çiidem vaar diyodu.Bu ne lan dedim İzmir'li çekirdekçi Sinop'a çalışmaya mı gelmiş:D Kendimi hafiften de kordonda hissettim.Hüzünlendim falan.
İyi Akşamlar..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Thank you very much for your kind attention.See you on wednesday.
Saygıdeğer hocam Mümtaz Turfan'a en iyi dileklerimi sunarım.